05 Nisan 2025 Cumartesi

Boğaziçi Direnişi 5 Yaşında: Rektör, Öğrenci ve Hocalar Anlatıyor!

Boğaziçi Üniversitesi'nde rektör ataması ile başlayan ve beş yıldır devam eden protestolar, Türkiye'nin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Öğrenciler, akademisyenler ve rektörün farklı bakış açıları, bu uzun soluklu direnişin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Peki, beş yıl sonra Boğaziçi'nde neler değişti, neler aynı kaldı? İşte tüm detaylar...

Boğaziçi'nde Neler Yaşandı?

Boğaziçi Üniversitesi'ne dışarıdan yapılan rektör ataması, öğrencilerin ve akademisyenlerin tepkisine yol açtı. Atamanın ardından başlayan protestolar, zamanla daha da büyüyerek farklı boyutlara ulaştı. Öğrenciler, demokratik olmayan atama şeklini eleştirirken, akademisyenler de üniversitenin özerkliğinin ihlal edildiğini savundu. Bu süreçte birçok öğrenci gözaltına alındı, bazıları tutuklandı. Üniversite yönetimi ise protestoların yasal olmadığını ve eğitim-öğretim faaliyetlerini engellediğini savundu.

Protestoların temelinde yatan nedenler şunlardı:

  • Rektör atamasının demokratik olmayan yöntemlerle yapılması
  • Üniversitenin özerkliğinin ihlal edilmesi
  • Öğrenci ve akademisyenlerin katılımının engellenmesi
  • Polis şiddeti ve gözaltılar

Akademisyenler Ne Diyor?

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki akademisyenler, rektör atamasının üniversitenin bilimsel ve akademik özgürlüğüne zarar verdiğini belirtiyor. Akademisyenler, üniversitenin kendi rektörünü seçme hakkının elinden alınmasının, kurumun itibarını zedelediğini ve eğitim kalitesini düşürdüğünü savunuyor. Ayrıca, protesto eden öğrencilere yönelik uygulanan şiddeti de kınıyorlar.

Öğrencilerin Talepleri Neler?

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, öncelikle atanan rektörün istifa etmesini ve üniversitenin kendi rektörünü seçebileceği demokratik bir seçim sürecinin başlatılmasını talep ediyor. Öğrenciler ayrıca, protestolar sırasında gözaltına alınan ve tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılmasını ve üniversiteye yönelik baskıların sona ermesini istiyor.

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestolar, sadece bir rektör atamasına karşı yapılan bir eylem olmanın ötesine geçti. Bu direniş, Türkiye'deki üniversitelerin özerkliği, ifade özgürlüğü ve demokrasi gibi temel değerler için verilen bir mücadeleye dönüştü. Beş yıl sonra gelinen noktada, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki sorunlar hala çözülmeyi bekliyor ve direniş devam ediyor. Bu süreçte, tüm tarafların diyalog yoluyla bir araya gelerek ortak bir çözüm bulması, hem üniversitenin geleceği hem de Türkiye'deki yükseköğretim sistemi için büyük önem taşıyor.

İlgili Haberler