Sinop NGS'de Şok Gelişme! Avukatlar Nükleer Santral Raporunu Çürüttü
Gündem

Sinop NGS'de Şok Gelişme! Avukatlar Nükleer Santral Raporunu Çürüttü


21 June 20255 dk okuma30 görüntülenmeSon güncelleme: 26 August 2025

Sinop'ta yapılması planlanan Nükleer Güç Santrali (NGS) projesiyle ilgili hukuki süreç devam ederken, davacı avukatlar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Danıştay'a sunduğu cevaba karşı görüşlerini açıkladı. Avukatlar, bakanlığın savunmasının bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğunu belirterek, projenin geleceğiyle ilgili önemli soruları gündeme getirdi.

ATMEA1 Reaktörü Artık Yok Mu?

Avukatlar Mehmet Horuş, Sanem Küçükarzuman ve Koray Cengiz tarafından yapılan açıklamada, ATMEA1 adlı reaktörün geliştirici şirketi ATMEA SAS'ın 2019'da faaliyetini durdurduğu ve bu nedenle reaktörün pazarlamasının da durduğu vurgulandı. Bu durumun, ÇED raporunda ATMEA1 tipi reaktörün kullanılmasına dayanak oluşturduğu gerekçesiyle projenin geçerliliğini sorgulattığı belirtildi. Avukatlar, "ATMEA 1 projesinin üretilebilmesinin ancak ATMEA 1 şirketine bir proje verilerek destek sağlanması ve uzun yıllar sürecek tasarım ve lisanslama çalışmaları ile mümkün olabilir, ki bugünkü durumda bu mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

ÇED Raporu Hangi Reaktöre Göre Hazırlandı?

Bakanlığın cevabında Rusya ve Güney Kore yapımı VVER 1200 ve APR1400 tipi reaktörler için görüşmeler yapıldığının belirtilmesine rağmen, ÇED raporunda ATMEA1 tipi tasarım halindeki bir reaktörün verilerinin kullanıldığına dikkat çekildi. Avukatlar, farklı firmalar tarafından tasarlanan santrallerin çevresel etkilerinin aynı olmayacağını vurgulayarak, ÇED raporunun güncelliği ve doğruluğu konusundaki endişelerini dile getirdi. "Teknoloji adı ayni olsa da ayrı firmalar tarafından tasarlanan santrallerin çevre açısından aynı etkileri göstereceği söylenemez" denildi.

Farklı Reaktör Tipleri Aynı Etkiyi Yaratır mı?

Avukatlar, farklı nükleer reaktör tiplerinin çevresel etkilerinin de farklı olabileceğini vurguladı. Bu kapsamda hazırlanan karşılaştırmalı tablolara yer verilerek, santralin seçilecek imalatçının tipine göre çok büyük farklılıklar gösterdiği, bu tiplerden birine göre yapılan ÇED raporunun teknolojisinin ayni diye öteki tipler de uygun olacağını söylemenin “bilimsellikle bağdaşan bir söylem olmadığı” kaydedildi. Davacılar, “Nükleer reaktör tipleri hepsi basınçlı su teknolojisini kullanmakla birlikte çok büyük nesnel farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklarda çevreyi farklı şekilde etkilemektedir. Sonuç olarak; ATMEA1 basınçlı su reaktörünün herhangi bir başka şirket tarafından kullanılamayacağı veya Sinop proje alanında anlaşmadan bağımsız olarak başkaları tarafından inşa edilemeyeceği yukarıda anlatılanlar ışığında açıkça görülmektedir” açıklamasını yaptı.

Sinop Nükleer Güç Santrali projesiyle ilgili hukuki süreç devam ederken, avukatların bu açıklamaları projenin geleceğiyle ilgili belirsizlikleri artırdı. ÇED raporunun güncelliği ve kullanılacak reaktör teknolojisi konusundaki tartışmalar, projenin yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu durum, Türkiye'nin enerji politikaları ve nükleer enerjiye bakış açısı açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.