İmamoğlu'nun Kasasından Şok İtiraf! Sahte Bağışlar Nasıl Kesildi?
Gündem

İmamoğlu'nun Kasasından Şok İtiraf! Sahte Bağışlar Nasıl Kesildi?


04 July 20255 dk okuma18 görüntülenmeSon güncelleme: 26 August 2025

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasıyla ilgili yolsuzluk soruşturması derinleşiyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan ve Marmara Cezaevi'ne gönderilen eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "gizli kasası" olarak nitelendirilen Adem Soytekin'in itirafları gündeme bomba gibi düştü. Soytekin'in ifadesinde, İmamoğlu'nun talimatıyla sahte bağış makbuzları kesildiğini iddia ettiği belirtiliyor. Bu iddia, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

İtirafın Detayları: "İmamoğlu İstedi, Makbuzlar Kesildi"

Adem Soytekin'in savcılık ifadesinde yer alan bilgilere göre, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alımı sırasında usulsüzlükler yapıldı. Soytekin, İmamoğlu'nun talimatıyla bağış adı altında toplanan paraların kaynağının belirsiz olduğunu ve bu paraların aklandığını öne sürdü. İddiaya göre, bağış yapan kişilerin bilgileri sahte olarak kayıtlara geçirildi ve karşılığında usulsüz makbuzlar düzenlendi. Bu durum, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alım sürecinde büyük bir yolsuzluk yapıldığı şüphesini güçlendiriyor.

Bu iddiaların ardından gözler, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na çevrildi. Savcılığın, Soytekin'in ifadesi doğrultusunda yeni deliller toplamaya başladığı ve soruşturmayı derinleştirdiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alımında rol oynayan diğer kişilerin de ifadelerine başvurulabileceği belirtiliyor.

Soruşturmanın Olası Etkileri ve Sonuçları

Adem Soytekin'in itirafları, sadece CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alımıyla ilgili yolsuzluk iddialarını değil, aynı zamanda Ekrem İmamoğlu'nun siyasi geleceğini de yakından ilgilendiriyor. Soruşturmanın sonucunda İmamoğlu'nun suçlu bulunması durumunda, siyasi kariyerinin büyük bir darbe alabileceği ve hatta siyasetten men edilebileceği konuşuluyor. Bu durum, CHP içinde de büyük bir belirsizlik yaratırken, partinin geleceğiyle ilgili farklı senaryoların tartışılmasına neden oluyor.

Yolsuzluk iddialarının ardından kamuoyunun da dikkati bu soruşturmaya çevrilmiş durumda. Soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve gerçeklerin ortaya çıkarılması, hem adaletin sağlanması hem de siyasi etik açısından büyük önem taşıyor. Türkiye'nin siyasi gündemini uzun süre meşgul edecek olan bu soruşturmanın sonuçları, önümüzdeki dönemde siyasi dengeleri de derinden etkileyebilir.